10
Hasan Amca
Facebook'ta Paylaş ~ Twitter'da Paylaş ~ Friendfeed'ta Paylaş ~ Google'da Ara ~ Yorum Yap!
Merhaba arkadaşlar. 7 Ekim 2011 tarihinde ağır bir ameliyat geçirdim. Bunun sonucunda uzun bir süre yatmak zorunda kaldım. 3 ay sırt üstü yatmamı söyleyen doktorumun sözlerine kulak kabartmış ve bunuda sabırla tamamlamış bulunuyorum. Bu sabah artık yeni bir değişiklik olan yatmaktan sonraki hafif yürüyüşlerden birisini yapmak için için evden çıktım. Bakkala gidip ekmek alayım dedim. Yanlız kaldığında geçmişi yâd eden birisi olarak, tekrar yâd etmeye başladım ve aklıma korktuğum anlardan birisi geldi. Aslında ben korkmuştum ama çevrem için aynı şeyi söyleyemezdim onlar için resmen bir eğlence olmuştu.
Saadete gelecek olursak yıllardan tahminimce 96 yada 97 tam tarih teşkil edemiyorum. Küçük bir ilçede şirin bir mahallede ikamet ediyorduk. Karşılıklı evler ve bu evlerin duvarlarla çevrili bahçeleri vardı. Ayrıca çevrelerininde ağaçlık olması insanı o kadar ferahlatıyordu ki, buda yetmezmiş gibi evin önünden birde küçük akarsu geçiyordu. Yani anlayacağınız herkesin bir köprüsü vardı. Bizim bahçe kapımızın hemen önünde iki büyük ağaç vardı. İki ağaç arası tahmini iki metre vardı. Arasına taşlarla ve çimento aracılığı ile kapatmışlar. Çünkü insanlar buraya oturur muhabbet ederlerdi. Akşamları herkes işten gelince orası nerden baksan 10-15 kişiyle dolardı. Onlar konuşurken biz çocuklarda küçük akarsuya girer içinde gezinirdik. Bu anlattıklarım hemen aklınızda şekillenmiş olmalı.
Aylardan temmuz yada ağustos tam kestiremiyorum ama sıcak dönemlerdi. Dini konulara meyilli olduğum için ilahileride severdim. Hem söylemesini hemde dinlemesini. Bahçe kapısının demirinden tutup kendimi bir avare gibi ileri geri hareket ettiriyordum bu çok hoşuma gitmişti. Ayrıca bir ilahi mırıldanıyordum, kendimi o kadar kaptırmışım ki haykırarak söylediğimi dahi unutmuşum
. Bu durum ne gözlerden nede kulaklardan kaçmamış tabiki, kapısının önüne çıkıp izleyen bir kaç kadın ses etmeden dinliyormuş meğersem. Şimdi düşünüyorumda kendimi nasıl kaptırdım o kadar hala anlamış değilim. Demek o zamanlar daha aşk ile doluymuşum. Birden lan eşek oğlu eşek diye bir ses yükselince kapalı gözlerimi belkide açmaya fırsat buladan kapının arkasında aldım soluğu
. Kim lan o eşek oğlu eşek diye bağıran Hacı Hasan amca karşıki camdan çevreye bağırıyordu. Kadınlarda herhalde bu duruma şaşırmış olmalılar ki ses çıkartmadılar. Adam resmen kükredi ya, yok böyle birşey ufacık kalbim resmen duracaktı.
Bir süre sonra saklandığım yerden çıktım ve eve koştum o gün bir daha dışarı bile çıkmadım
. Hacı Hasan amcanın hanımı Menşure teyze işin aslını ortaya çıkartmış. Mahallede herkes benimle Hasan Amca arasında olanları konuşmaya başlamış. İşin aslı Hacı Hasan amcayı Rahman’ın huzurundan alıp kendime eşlik ettirmemmiş
Adam namaz kılarken oda bana eşlik etmeye başlamış
Namazın bozulduğunu anlayınca hemen cama doğru koşup sövmeye başlamış
Bunu yemekte bana izah eden annem sofrayı kahkahaya boğsada o günlerde hep utangaç gezdim.
Eve varmak üzereyken annemle yolda karşılasınca neden gülüyorsun dedi, Aklıma Hasan Amca geldi ona gülüyorum. Adamcağız bir hayli yaşlıydı sence ölmüşmüdür dedim. Bilemiyorum diyerek cevap verdi.
Yazar:
Web tasarımı üzerine çalışmalar yapan Hasan Hüseyin ilk olarak 2006 yılında vBulletin forum sistemi üzerinde yoğunlaşmaya başlamıştır. 2008 yılında Joomla 2009'dan beri WordPress ile ilgilenmektedir.
İlginizi Çekebilir:
Merhaba
|
vBulletin İslam Teması
|
Hasan Hüseyin – Ahmed Mustafa
|
vBulletin4 Zümrüt Styles
|
Hayırlı Ramazanlar ( Ramazan İndex )
|
Pectus Excavatum
|









Yorum Yapmak İster misin?
Ahsen diyor ki ;
26 Ocak 2012, 10:45Öncelikle çok geçmiş olsun.Rabbim sana acil şifalar versin. Anlattığın olay hakikaten insanı tebessüm ettiriyor.Çok hoş bir anı olmuş…
Hasan Hüseyin diyor ki ;
26 Ocak 2012, 21:42Teşekkür ederim Ahsen ALLAH RAZI OLSUN. Beğendiğin için teşekkür ederim. Bir başka anıda görüşmek üzere.
Medsarf diyor ki ;
28 Ocak 2012, 17:41Öncelikle geçmiş olsun. Biz küçükken her mahallede standart olan şeyler vardı. Eski, kimi zaman korkunç evler, misket ve bir çok değişik oyunları oynamaya olanak sağlayan arsalar, küçük ve kahve kokan bakkallar, ya da sizin anlattığınız gibi kızgın bir ihtiyar gibi. Artık herkes daha mı bir sessiz. Ne şarkı söyleyen küçük çocuklar ne de onların peşinden bağıran ihtiyarlar artık daha mı bir duvarlar arasında ve sessiz…
Hasan Hüseyin diyor ki ;
28 Ocak 2012, 17:51Teşekkür ederim Medsarf, Rabbim razı ve memnun olsun.
Söylediklerinize harfiyen katılıyorum. Bizim çocukluk zamanımız başkaydı. Oyunun zevkine varınca, açlık susuzluk nedir bilmezdik. Sabah bir çıktıkmı evden, akşam hava kararınca dönerdik. Ne yazık ki günümüz yavruları sanki bilgisayarda doğmuş gibi başından ayrılamıyorlar.
Engin Yılmaz diyor ki ;
02 Şubat 2012, 22:14Geçmiş olsun kardeşim Allah acil şifalar versin. Bizi meraklandırma ara ara kendinden haber ver bizlere..
Hasan Hüseyin diyor ki ;
03 Şubat 2012, 14:23Teşekkür ederim Engin abi RABBİM razı olsun.
Çağrı Mustafa ALKAN diyor ki ;
04 Şubat 2012, 20:37Geçmiş olsun dostum
Hikayeyi anlatırken gerçekten aklımda şekillendi. Daha nice güzel yazılar diliyorum
Hasan Hüseyin diyor ki ;
04 Şubat 2012, 20:45Teşekkür ediyorum Mustafa, beğenmene sevindim
ramazan12345 diyor ki ;
22 Şubat 2012, 04:19yazı güzeldi atlamadan okudum eline sağlık kardeş takibindeyim
Hasan Hüseyin diyor ki ;
22 Şubat 2012, 12:27Teşekkür ederim ramazan12345 kardeşim gözlerine sağlık
Yorum Yaz
Yorumlarınızı Paylaşırken
Yorumlarınızı politik,kırıcı,kaba yazmamaya özen gösterin başkalarını taciz edebilecek laflardan kaçının.Kriterlere uymayan yorumlar onaylanmıyacaktır.
Lütfen bizimle bilgilerinizi doğru şekilde paylaşın sitemiz size Kesinlikle spam mailler göndermez